Bize Ulaşın

+90 545 282 82 00

Kış aylarında güçlü bir bağışıklık sistemi için neler yapmalıyız?


Kış Aylarında Güçlü Bağışıklık

 

“Kış mevsiminin gelmesi, hastalıkların da artmasına neden olmaktadır. Özellikle bu dönemlerde, güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak; yaşam kalitesini artıracak en önemli etken olacaktır.”

 

Bağışıklık sisteminin önemi nedir?

 

Bağışıklık sistemi; insan vücudunda hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan, enfeksiyonlara yol açan bakteri ve virüslere karşı koruma sağlayan kaotik bir sistemdir. Vücuda girmeye çalışan bütün maddeleri tanır, ayrıştırır ve zararlı olanları ortadan kaldırır. Protein ve aminoasit gibi yapı olarak birbirine fazlasıyla benzeyen maddelerin dahi ayrımını yapabilecek kadar hassas bir işleyişe sahiptir.

 

Bağışıklık sisteminin zayıflaması, hastalığa davetiye anlamına gelmektedir. Sistemdeki zayıflığı fırsat bilen bakteri ve virüsler, bireylerin hastalanmasına neden olur. Meydana gelen enfeksiyonlar sonucunda, bağışıklık sistemi daha da zayıflar. Bu yüzden, doğum ile birlikte aktifleşen bağışıklık sisteminin güçlü tutulması büyük önem arz etmektedir. Bağışıklığın güçlü tutulması, hastalıklara yakalanma riskini en aza indirir ve vücut direncini artırır. Özellikle içerisinde bulunulan pandemi sürecinde, alınması gereken tedbirlerin en üst seviyede tutulması, sağlık adına hayati derecede önemlidir.

 

Kış Aylarında Bağışıklık Sistemi

 

Kış aylarının başlamasıyla birlikte havaların da gitgide soğuması, hastalıkların artmasına neden olmaktadır. Ani ısı değişimlerine maruz kalan metabolizmanın soğuk hava koşulları ile mücadele edebilmek için yavaşlaması, bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açar. Böylelikle kişiler çok daha kolay hastalanır hale gelir. Gündüzlerin kısa olması sebebiyle havaların yaz aylarına nazaran daha erken kararması ve güneşin etkisinin azalması ise bireylerde yorgunluk, mutsuzluk ve depresif bir ruh hali oluşmasına neden olmaktadır. Bütün bunların bağışıklık sistemi üzerinde yarattığı yıpratıcı etki, nihayetinde sağlığın bozulmasına sebebiyet verir. Sağlığa her zamankinden fazla özen gösterilmesi gereken yılın bu zamanlarında, alınacak birtakım önlemler ile bağışıklık sistemi korunabilir, hastalıklara karşı daha etkin mücadele edilebilir.

 

Sağlıklı ve Dengeli Beslenmek

 

Sağlıklı ve dengeli beslenmek; bağışıklık sistemini destekleyen en önemli faktördür. Zamanında ve doğru miktarlarda alınması gereken vitamin, mineral, protein ve karbonhidratlar ile bağışıklık sisteminin her daim çalışır halde tutulması gerekmektedir. Yetersiz ve dengesiz beslenmek, hastalıklara yakalanma riskini artıracağı gibi, iyileşme süresini de uzatacaktır. İnsanların en sık yaptığı hatalardan biri, doğru beslenmeyi hastalık süreci içerisinde tercih etmektir. Bu, her ne kadar kişinin zararına bir tutum olmasa da, aslolan hastalanmayı beklemeden vitamin ve mineral takviyelerinin yapılmasıdır. Sağlıklı ve dengeli beslenmeyi bir yaşam stili haline getirmek, zaten kişilerin çok daha az hastalanmalarını, hastalandıklarında ise hızlı bir şekilde iyileşmelerini sağlayacaktır.

 

Vitamin takviyesi “her zaman” önemlidir.

 

C vitamini, bağışıklık sistemi dendiğinde genellikle ilk akla gelendir. Özellikle kış aylarında yeterli miktarda C vitamini almak, hastalıklara karşı kalkan vazifesi görmektedir. Antioksidan vitaminlerden olan C vitamini, enfeksiyon hastalıklara karşı korumada ve bağışıklık sistemini güçlendirmede etkindir. Portakal, greyfurt, mandalina, yeşil biber, maydanoz, roka ve kivi gibi besinler C vitamini bakımından oldukça zengindir.

 

Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi hususunda önemli görevleri olan A vitamini ise ıspanak, havuç, yumurta, balık ve yoğurtta bol miktarda bulunmaktadır. A vitamini eksikliğinde kişinin bulaşıcı hastalıklara yakalanma riskinin arttığı da bilinmektedir. Aynı şekilde, yapılan araştırmalar; özellikle kış aylarında nezle, grip gibi hastalıkların daha sık görülmesinin sebebinin, kişilerde görülen D vitamini eksikliğinden kaynaklandığını göstermektedir. Vücudun D vitamini eksikliğinin giderilebilmesinin en etkili yolu ise güneşlenmekten geçmektedir. Vücut için gerekli olan D vitamininin yaklaşık %95’i güneş ışınlarından, geri kalan kısmı ise besinlerden sağlanmaktadır. Lakin kış aylarında güneşin etkisinin ve güneşli gün sayısının azalması nedeniyle, bu pek mümkün olamamaktadır. Dolayısıyla beslenme ve diyet programları düzenine yumurta, maydanoz, balık yağı, süt ve süt ürünleri gibi D vitamini içeren besinlerin eklenmesi gerekmektedir.

 

Selenyum ve çinko bakımından zengin besinler tüketilmeli.

 

Bütün bunlara ek olarak, selenyum bakımından zengin olan mantar, susam, sarımsak, soğan ve çinko içeriği açısından yüksek olan kabak çekirdeği, kuru baklagiller, deniz ürünleri, fındık, badem ve ceviz gibi besinlerin tüketilmesi; bağışıklık sistemini güçlendirecek, metabolizmayı hızlandıracak ve depresyonu engelleyip mutsuzluk hissinin önüne bariyer çekecektir.

 

Su içmek, nefes almaktan farksız.

 

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte su tüketimi de azalmaktadır. Ancak vücudun suya olan ihtiyacı her daim devam etmektedir. Toksin atımının hızlandırılması ve metabolizmanın düzgün çalışabilmesi için su, büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle günlük en az 2,5 – 3 litre kadar su tüketilmesi gerekmektedir.

 

Düzenli ve yeterli bir uyku, olmazsa olmazdır.

 

Düzenli ve yeterli bir uyku, yalnızca ruh sağlığı için değil; aynı zamanda fiziksel sağlık için de gereklidir. Araştırmalar, kalitesiz bir uyku düzeninin bağışıklık sistemi üzerinde oldukça yıpratıcı etkileri olduğunu ve birçok kronik rahatsızlığın tetikleyicisi olduğunu göstermektedir. Günde 5 – 6 saatten daha az uyumak obezite, hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini artırmaktadır.

 

Birlikte Çalışıyoruz

İŞ BİRLİKLERİMİZ