Bize Ulaşın

+90 545 282 82 00

Aslında İnsan Ömrü 150 Yıl


Yapılan araştırmalar insan ömrünün aslında 150 yıl olduğunu gösteriyor. Günümüzün yaşam koşulları, şehirlerdeki kötü hava kalitesi, sağlıksız beslenme trendleri derken ortalama yaşam süremiz 70-80 yıl

Peki 150 yıl sağlıklı bir şekilde yaşamak mümkün mü?  Evet. Doğuştan ve genetik olarak yaklaşık 150 yıl olan yaşama potansiyelimizi tamamlayıcı tedavilerle ortaya çıkarmak mümkün. Infinity Regenerative Clinic’in hastalık değil “Sağlık Yönetimi” yapılması gerektiği ile ilgili olan yazısını bir önceki blog yazımızda sizlerle paylaşmıştık. Çevremizde değişen ve sağlığımızı olumsuz yönde etkileyerek insan ömrünü yarı yarıya kısaltan tüm olumsuz etkilerden bedenimizi arındırarak, kişiye ve ihtiyaçlarına özel doğru sağlık yönetimi ile bedenimizin gerçek potansiyelini açığa çıkarabiliriz.


 
Bedenimizin Gerçek Yaşam Potansiyelini Açığa Çıkaran Uzun Yaşam Kodlarımız Neler?

Tarih boyunca insanlık sonsuz gençliğin, sağlıklı ve uzun bir yaşamın, adeta ölümsüzlüğün izini sürdü. Eski insanların antik çağlarda daha genç görünmek için başvurduğu geleneksel yöntemler bugün gelişen modern tıp ile birlikte uzun yaşamın kapılarını aralıyor. Infinity Regenerative Clinic, doğu tıbbının binlerce yıllık birikimi ile çağımızın gelişmiş teknoloji ve tekniklerini kullanarak sağlıklı ve uzun yaşama odaklanıyor.
Araştırmalar insan ömrünün aslında 150 yıl olduğunu gösteriyor. Bu yaşam süresinin uzaması ya da kısalması tamamen yaşam şeklimize bağlı. Sağlıklı olma halimizin yüzde yirmisi genetik, yüzde sekseni ise yaşam tarzımız, soluduğumuz hava ve beslenme alışkanlıklarımız gibi etkenler tarafından belirleniyor. Yani sağlığımızı ve bedenimizin gerçek yaşam potansiyelini kötü yaşam koşullarından ve zararlı alışkanlıklardan uzak durarak, ihtiyaçlarımıza göre planlanmış tamamlayıcı tedavilerle koruyabilmemiz mümkün.
Infinity Regenerative Clinic Başhekimi Dr. Yıldıray Tanrıver, yenileyici, gençleştirici ve yaşam uzatan kür ve programların, bedenimizin metabolik takvimine uyumlu olarak sağlıklı biçimde yenilenmesini, cildimiz dahil tüm doku ve organlarımızın onarılmasını ve bedenimiz bütünsel olarak yenilenmesini sağladığını belirtti. yani her yıl periyodik olarak yapılan alternatif ve tamamlayıcı tıp uygulamaları sayesinde, 100 yılı aşan sağlıklı bir yaşam hepimiz için gerçek olabilir.
 
 
Uzun Yaşamı Sağlayabilecek 8 Temel Faktör: Uzun Yaşam Kodları
 
1- Kök Hücre Tedavisi; Tüm hücrelerin birbirinden farklı ancak birbirini tamamlayan görevleri bulunmaktadır. Kök hücreler hasar gören dokuları onarır ve rutin olarak ölen ya da işlev bozukluğu olan hatalı hücrelerin yerine yenilerini oluşturur. Kök hücre tedavilerinde tüm doku ve organlarda bulunan kök hücrelerin sayısı arttırılır. Böylece bedeni yenilenip sağlıklı bir forma kavuşturarak erken yaşlanmanın da önüne geçilir.
 
 
2- DNA Tedavisi; Dünya üzerinde var olan bütün canlılarda bulunan DNA, tüm organizmaların canlılık işlevleri ve biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik talimatları taşır. Yaşamsal faaliyetlerin yönetilmesinde rol oynar. Hasarlı DNA lar vücutta defekte hücrelerin, hatalı yaşamsal faaliyetlerin oluşmasına neden olur. DNA tedavisi ile hasarlı DNA’lar onarılarak hastalıkların temel kaynaklarından biri tedavi edilmiş olur.


3- Gen Tedavisi; İçerdikleri şifreler aracılığıyla genler bedeninizde gerçekleşen hertürlü olayı uzaktan kumanda sistemi sayılabilecek bir duyarlılıkla kontrol etme yeteneğine sahiptir. Gen tedavisi ile hücrenin genetik yapısında görülen mutasyon ve anomaliler düzeltilerek hücrelerin kendini sağlıklı bir şekilde onarıp yenilemesi sağlanır. Bu tedaviler ile genlerin, doğal ve kesin olan kendini yenileme ve onarma kuralları yeniden aktive edilerek yaşam süresi uzatılır.

 
4- Telomer Tedavisi; Ayakkabı bağcıklarının ucundaki plastik parçalara benzeyen telomerler, DNA sarmalının ucunda bulunur. En büyük görevi kromozomları korumak olan telomerler ayrıca DNA’nın düzgün bölünerek yenilenmesini de sağlar. Hücrelerimizin her yenilenme sürecinde DNA bölünerek kendini eşledikçe telomerlerin boyu biraz daha kısalır. Telomerler tükendiğinde fizyolojik yaşamımız da sona bulur. Bu nedenle, telomer boyunun kısalma hızı yavaşlatıldığında, bunun da ötesinde kısalmış telomer boyunun yeniden uzaması sağlandığında hastalıkların ve yaşlanmanın önüne geçilir ve sağlıklı yaşam süremiz uzar.
 
5- Kardiyovasküler Sistem Sağlığı; Kalp ile bütünleşik atardamar, toplardamar ve kılcal damarlardan oluşan kardiyovasküler sistem, vücut sıcaklığını dengeler, vücudun asit-baz dengesini korur ve kanın pH seviyesini düzenler.  Bu nedenle sağlıklı bir kalp damar sistemi yüksek tansiyon, ateroskleroz, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi birçok potansiyel sağlık sorununu önler. Kardiyovasküler sistemin ritmik çalışma yapısının desteklenmesi, doku ve hücrelerdeki canlılığın yenilenme hızının ve devamlılığın benzersiz olarak adaptasyonunu arttırır ve uzun yaşamı destekler.
 
6- Kan Kalitesi; Eski zamanlarda çeşitli medeniyetlerde hekimler kanın temizlenmesinin önemini vurgulamıştır. Günümüzde yapılan araştırmalar da sağlıklı ve uzun bir hayat için kılcal damarlardaki dolaşımın hayati öneme sahip olduğunu doğrulamaktadır. Toksinlerle, zehirlerle ve diğer zararlı birikintilerle yoğunluk kazanmış, kalitesi düşmüş ve dolamışı zayıflamış kan yorgunluk, yaşlılık ve çeşitli hastalıkları da beraberinde getirir. Kan kalitesinin artması ve içeriğinin zenginleşmesi olası birçok hastalığı önlemekte, bedensel yenilenme ve gençleşme sağlamaktadır.
 
7- Vitamin & Mineraller; Hepimizin artık bildiği gibi son yüzyıl içerisinde yanlış tarım, genetiği değiştirilmiş tohum uygulamaları, yanlış pişirme yöntemleri gibi nedenlerle gıdaların içerdiği toplam besin değerinde dramatik düşüşler meydana gelmektedir. Buna bağlı olarak vücudumuzda vitamin ve mineral eksikliği oluşmakta ve bu durumdan kaynaklanan hastalıklarda da artış gözlenmektedir. Bedenimiz için yaşamsal önem taşıyan vitaminler, mineraller ve amino asitler ihtiyacımıza göre hücresel seviyede tamamlandığında vücudun iyileşme süreci hızlanmaktadır.

8- Oksidatif Stres & Antioksidan KapasitesiOksidatif stres, serbest radikal üretimi ile antioksidan sistem arasındaki dengenin bozulması olarak tanımlanmaktadır. Serbest radikallerin yol açtığı oksidatif stres yaşamı tehdit eden riskler oluşturabilmektedir. Bu nedenle oksidan-antioksidan dengenin korunması ve devamlılığının sağlanması gerekmektedir. Yapılan tarama ve test sonuçlarına göre, kişiye özel olarak planlanan proaktif ve koruyucu tamamlayıcı tıp uygulamaları, risk faktörlerini ortadan kaldırmayı ve antioksidan savunma sisteminizi destekleyerek daha sağlıklı bir yaşama sahip olmamızı hedefler.

Birlikte Çalışıyoruz

İŞ BİRLİKLERİMİZ